11 Ağustos 2020, Salı
IHLAMUR..
Ihlamur, ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından Tilia cinsini oluşturan ılıman ve yarı tropik bölgelerinde yetişen ağaç türleridir. Ağaç şeklinde olabildiği gibi çalı durumunda da bulunabilir. Çiçeklerini Haziran - Ağustos aylarında açar. Gölge ağacı olarak yetiştirilen ıhlamurun önemli olan kısmı çiçekleri, hassas, sarımsı beyaz ve hoş kokuludur. Yaprakları belirgin bir kalp şeklindedir. Krem renkli, tatlı, yumuşak, yuvarlak meyveleri vardır. Ihlamur ağacı kabuğu gri, yumuşak ve liflidir Ülkemizde Doğu Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde yetişir. Ihlamur, ortalama 25-50 metre uzunluğa ulaşabilen ağaçlarda yetişir. Kalsiyum açısından zengin bir besin kaynağıdır. Aynı zamanda önemli bir A vitamini deposudur. Bazı hastalıklar için yararları vardır. Ihlamur veya Tilia cordata, kalp şeklinde yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ağaç türüdür. Ihlamur faydalı değerleri nedeniyle çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır. Ihlamurun içeriği: Ihlamur çiçekleri, aktif olarak fitokimyasallar içerir. Fitokimyasallar ise bitkilerde doğal bir savunma sistemi olarak görev yapar ve renk, aroma ve tat sağlar. Ihlamurda uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, manganez, ossidaz, saponin, glusid, strol, reçine, enzimler, flavon, müsilaj, farnesol ve organik asitler bulunmaktadır. Ihlamurun özellikleri: Antispazmodik (spazm çözücü), digestif(hazmettirici), ekspektoran (balgam söktürücü), sedatif (rahatlatıcı), hafif uyuşturucu, sudofirik (terletici), diüretik (idrar söktürücü), kanın hiperkoagülasyonunu ve hiperviskositesini artırıcı. Kullanım alanları; Çiçekleri çay, ilaç ve kozmetik sektöründe kullanılır. IHLAMURUN FAYDALARI Ihlamur ruhsal rahatlamayı sağlar. Grip, nezleye iyi gelir ve öksürüğü keser. İltihaplanmayı giderir. Gözleri temizler ve rahatlatır. Toksinlerin atılmasını sağlar. Saçları güçlendirir. Kanser oluşumunu önler. Enerji sağlar. Stresi hafifletir. Kronik hastalıkları önler. Kalp sağlığını destekler. Öksürüğe iyi gelir. Vücudun direncini artırır. Sindirim sistemini iyileştirir. Bağışıklığı güçlendirir. Saçları besler. Cilt sağlığını korur. Güçlü bir sakinleştiricidir. İltihap gidericidir.
07 Ağustos 2020, Cuma
ATALIK TOHUMDAN FİDE ÜRETİMİ..
2019-2020 Eğitim-Öğretim yılı için atölyemizde planladığımız üretim çalışmalarına mart ayında pandemi dolayısıyla ara vermiştik. Bu süreçte uzaktan eğitimi etkili kılmak adına öğrencilerimize atalık tohum vererek evlerinde üretmelerini sağladık. 10-B sınıfı öğrencilerimizden Hayrettin Efe Bilmez'in atalık tohumdan ürettiği fideleri görünce mutlu olduk. 2020-2021 yılı içerisinde planladığımız üretimler için şimdiden tohumlarımız yetişiyor.
06 Ağustos 2020, Perşembe
MESLEK SEÇERKEN..
Meslek, bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplum tarafından belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayalı faaliyetler bütünüdür. Mesleğin sürdürülmesinde etkili olan kazanç, bireyin meslek seçimi kararını etkileyen tek etken değildir. Meslek, bireyin kendini ve yeteneklerini geliştirme, gerçekleştirme yoludur. Bireyin kişilik özelliklerini, ideallerini, hayat görüşünü, değerlerini belirler. Bireyin gününün büyük bir bölümünü işinde geçirir. Bireyin yaptığı faaliyet, ilgi ve yeteneklerine hitap ediyorsa kişi mesleki açıdan doyum sağlar. Meslek seçimindeki kararı bireyin, işindeki başarı ve başarısızlığını da etkiler. Her birey farklı ilgi ve yeteneklere sahiptir. Her meslek de farklı yetenekleri gerektirir. Bir kimse sahip olduğu yetenekleri gerektiren mesleklerde başarılı olur. Günümüzde meslek seçeneklerinin artması, buna bağlı olarak meslekte uzmanlaşmanın artması, mesleğe hazırlanmanın uzun süreli eğitim gerektirmesi meslek seçiminin önemini arttırmaktadır. Bireyin seçim yapmak zorunda olduğu meslekler çok çeşitlidir. Tüm bunlar doğru ve gerçekçi seçimler yapma zorunluluğunu arttırmaktadır.
04 Ağustos 2020, Salı
ÖKSÜRÜĞE ÇARE OLAN HATMİ ÇİÇEĞİ..
Bilimsel adı Althaea officinalis olan hatmi çiçeği, soğuk aylarda vücudumuzun büyük dostlarındandır. Bazı yörelerimizde Hire, Devegülü, Silindir Çiçeği, Gülhatmi olarak da bilinen bu bitki, ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından çok yıllık otsu, çiçekli bir bitkidir. 2-2,5 metreye kadar boylanabilir. Beyaz, pembe, mor, sarı, kırmızı çiçekleri olabilir. Çiçekleri çizgili ya da lekeli olabilir. Geniş ve yuvarlak yaprakları kalp biçimindedir. Güneşli, rüzgar almayan yerlerde iyi gelişir. Killi ve besin maddelerince zengin, iyi gübrelenmiş toprakları sever. Hatmi Çiçekleri Temmuz ve Ağustos aylarında kökleri ise sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. . Bitkinin şifalı kısımları kök, yaprak ve çiçekleridir. Bünyesinde nişasta, sakaroz, galaktoz, pektin, yağ, tanen ve asparagin taşır. Bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Hatmi Çiçeği’nin anavatanı Batı Asya’dır. Zamanla Avrupa ve Doğu Asya’ya kadar yayılmıştır. Bitkinin şifalı kısımları kök, yaprak ve çiçekleridir. Bünyesinde nişasta, sakaroz, galaktoz, pektin, yağ, tanen ve asparagin barındırır. Eski Mısır uygarlığında Hatmi çiçeğinin, kökü ve yaprakları tıpta kullanılmıştır. Kullanım alanları; çayı, kök, yaprak ve çiçeklerinin kurutularak kullanılır. Faydaları; Özellikle soğuk algınlığında ve gripte etkilidir. Vücuda rahatlık verir. Göğsü yumuşatır. Öksürüğe iyi gelir. Kaynatılmış suyu güneş yanıklarına iyi gelir. Bu su saçlar için de kullanıldığında canlandırır. Kökler ve yapraklarından kaynatılarak elde edilen suyu baş ağrısı ve adetin sökülmesine yardımcı olur. Bu su aynı zamanda meniyi artırır, mide ve bağırsak iltihaplarına iyi gelir. Prostat ve sinüzit iltihabına iyi gelir.· Zona için kullanılır. Boğaz iltihabına karşı iyi gelir. Kaynatılmış hatmi çiçeği suyu ile gargara yapılabilir. Dişlere iyi gelir. Gastrit reflü gibi çeşitli mide rahatsızlıklarına da olumlu etkilerde bulunuyor. Sindirim sisteminin sağlıkla çalışmasına destek olduğundan hazımsızlık, gaz sancısı gibi problemlere iyi gelmektedir. Böbreklerin sağlıklı çalışmasına destek oluyor, bu sayede idrar söktürücü özellikler de gösteriyor. Uzun süreli kullanımlarında cilt sağlığını da olumlu yönde etkileyen hatmi çiçeği, cildin nemlenmesini ve temizlenmesini sağlıyor. Hatmi çiçeği doğal bir ağrı kesici olduğu gibi doğal bir sakinleştirici olarak da görüldüğünden, strese, sinire ve bu olumsuzluklara bağlı uykusuzluk problemine çözüm oluyor. Hatmi çiçeği çayının yapılışı ve faydaları; bitkinin kaynatılması ile yapılmaz. Bir tutam hatmi çiçeği bir fincan fincan kaynamış suya atılır ve kapağı kapatılarak demlenmesi için 5 dakika beklenir ardından süzülerek içilir. Demlendikten sonra sıcak olarak içilir ve her seferinde taze olarak hazırlanması gerekir. Hatmi çiçeği çayı günde iki defa içilebilir. Balgam söktürücü özelliği vardır. Bronş temizleyerek rahat nefes alınmasını sağlar. Öksürüğe karşı faydalıdır. Üst solunum enfeksiyonlarına neden olan bakterileri yok eder. Baş ağrısına karşı kullanılır. Uykusuzluğa karşı kullanılır. Sakinleştirici ve rahatlatıcı etkiye sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. İdrar söktürücüdür. Ödemin atılmasını sağlar. Boğaz enfeksiyonuna karşı gargara olarak da kullanılabilir.
30 Temmuz 2020, Perşembe
AYNI SEFA(AYNISAFA)..
Aynısefanın bir düzine türünden en çok bilineni Calendula officinalis’tir. Calendula, yaygın yetişme alanı olan bu bitki cinsinin hem genel hem de bilimsel adıdır. Sıcak bölgelerde yetişen yıllık ya da çok yıllık bir bitkidir; 20 ila 50 cm uzunluğunda olan sapları uzun ve dallıdır. Almaşık yapraklar mızrak şeklindedir ve genellikle tabandan bitkinin yukarısına doğru genişler. Yaprakları tüylüdür ve 7 ila 15 cm uzunluğunda; 2 ila 5 cm enindedir. Çiçek başları papatyanın tipik disk ve çizgi düzenlemesine sahiptir; rengi açık sarıyla canlı turuncu arasında değişir. Türkiye de pek çok yerinde yetişen; bahçelerde estetik güzellik sağlayan ve süs bitkisi olarak da sıkça tercih edilmektedir. Dayanıklı bir bitkidir. Özellikle Güneşli yerlerde, kumun ve kilin bolca olduğu gevşek toprakları sever. Çiçeklerinin portakal renginde turuncu olması onun görüntüsünü güzel kılar. Kış sonunda yani Mart ayında açmaya başlayan çiçekleri, sonbaharın sonuna kadar kalıcıdır. Kullanım Alanları; çay, merhem, yağı, tentür, kuru ve yaş olarak sap, yaprak ve çiçekleri kullanılır. FAYDALARI; * Yara iyileştirme özelliği ile bilinen Aynısefa (aynısafa), ağrı ve şişme (iltihap) azaltmak ve yaralar ve bacak ülserlerinin iyileşmesi için cilde uygulanabilir. * Hepatit A-B-C mikrobik sarılıkta kan temizleyici özelliği sayesinde büyük yardımcıdır. * Ayni safa (Aynısefa) Şifalı Bitkisi, Damar iltihabı (fistül, varis damarları), rahim ve böbrek iltihapları, ameliyat yaraları ve enfeksiyonları habiste olsalar, iltihap giderici, antibakteriyel özelliği ile tedavi edilebilirler. * Ayak mantarları ve kan çıbanında, pigment ve ihtiyarlık lekelerinde etkilidir. Aynısafa merhemi, aynı zamanda kaşıntılı ayak mantarına karşı da iyileştirme etkileri görülebilir. * Mide bağırsak kanamaları ve ülserlerde yardımcı olabilir. * Kalın bağırsak iltihapları ve kolitte, parazit düşürücü, siğil ve uyuz giderici olarak kullanılır. * Kadınlarda Adet düzenleyici olabilir, safra sökücü etkisi görülebilir. Adet ağrılarında etkilidir. * Aynısafa çiçeği, kas spazmları, Kalp rahatlatıcı, sinir gerginliği tedavisinde kullanılır. * Sedef hastalığında önerilir. * Onikiparmak bağırsağı ülserlerinin tedavisinde etkilidir. Sıkıştırıcı/büzücü etkisi vardır. * Mantar hastalığı iyileştiricidir. Aynısafa merhemi, aynı zamanda kaşıntılı ayak mantarına karşı da güçlü bir iyileştiricidir. Kramp çözücü, lenf sistemini temizleyicidir. * Aynı zamanda burun kanaması, varis, hemoroid, rektum (proktit) iltihabı ve göz kapağı (konjunktivit) sorunlarında etkilidir. * Aynısefa (aynısafa) bitkisinin, taze sapların özsuyu, siğillere ve uyuza karşı kullanılabilir. * Kansere ve kanser türü çıbanlara karşı kullanılan bitkilerdendir. Bitkinin taze sıkılmış özsuyu, deri kanserinde başarıyla kullanılmaktadır. * Damar yumrusu ve yaşlılık lekelerini, günde 5 ya da 6 defa bitkinin sıkılarak çıkarılan öz suyu sürüldüğünde, bu işlem 3 yada 4 aylık süreçte devam edildiğinde iyileşmeler görülebilir. * Doktor kontrolünde Bütün yaralara, kanamalara, eziklere, yanıklara ve sıcak suyla oluşan haşlanmalara, güneş yanığına, zor iyileşen yaralara veya uzun süre yatmaktan kaynaklanan yaralara karşı kullanılabilir. * Aynı safa bitkisinin taze saplarının özsuyu, siğillere ve uyuza karşı kullanılabilir. Yan Tesirleri: Hamilelere yasaktır.
27 Temmuz 2020, Pazartesi
BAŞARI VE SORUMLULUK..
Bazı ailelerde, çocuğun sorumluluğunu anne baba sürekli olarak kendi üzerlerine aldıklarında, çocukta sınırlar ve sorumlulukla ilgili bilinç gelişemez. Aşırı koruyucu ve denetleyici tutum içinde olan anne baba, özünde iyi niyetli olan bu yaklaşımlarıyla çocuğun kendi sorunlarına çözüm üretebilmesine ve de gelişmesine engel olmaktadır. Genellikle çocuğun ders çalışma süreçlerini kontrol altında tuttuklarından, çocuğun tek başına iş yapabilme becerisi gelişmez. Bazı ailelerde de ise çocuğu aşırı serbest bırakma ve ona aşırı bağımsızlık verme eğilimi vardır. Bu tür ailelerde de çocukta sorumluluk duygusu gelişemez. Bu şekilde büyüyen çocuğa büyükleri tarafından rehberlik edilmediği için karşılaştığı sorunlara doğru çözümler üretmekte zorlanır. Öğrencinin kendi başarısından sorumlu olduğunu hissetmesi için yaptıkları çalışmaların başkalarının değil, kendi geleceği için önemli olduğunun farkında olması gerekir. Gençlerde sorumluluk bilinci oluşturabilmek için; yaş dönemine ve gelişim düzeyine uygun sorumluluklar vermek, kendi kararlarını verebilme konusunda desteklemek, aldıkları kararların sonuçlarını düşündürmek, değerlendirmek, etkili iletişim kurarak ve onu dinleyerek yanlışlarını görmesine, yanlışlarını kabul etmesine yardımcı olacak analiz gücünü kazandırmak gerekir.
20 Temmuz 2020, Pazartesi
CİLT DOSTU ALEO VERA
Afrika kökenli olan aloe vera, zambakgiller ailesinden kaktüse benzer bir bitkidir. Aloe vera, yapraklarında su depolayan kalın, kısa gövdeli bir bitkidir. Sıcağı seven aloe veranın bilinen ilk kullanımları eski Mısır’a yaklaşık altı bin yıl öncesine dayanıyor. O dönemlerde sonsuzluk ya da ölümsüzlük bitkisi olarak anılan aloe vera, yüzyıllar boyunca, anti-enflamatuar, nemlendirici, antibakteriyel ve antiviral özellikleri nedeniyle geleneksel tıpta kullanılmıştır. Geleneksel tıpta, bitkinin yapraklarının içindeki jel benzeri maddeden yapılan topikal bir jel olarak kullanılır. Kozmetik, ilaç ve gıda endüstrilerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. ALOE VERANIN İÇERİĞİ; Aloe Vera'nın içinde birbirinden fazla yararlı madde bulunur. Bunlar: Aloe Vera, A, C, E, B1, B2, B3, B6, folik asit ve kolin vitaminlerini içerir. Ayrıca, Aloe Vera özünde B12 vitamini vardır ki bu, diyetleri dolayısıyla B12 kaynakları sınırlı olan özellikle vejeteryan ve veganlar için önemlidir. Minerallere gelince, Aloe Vera kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, manganez, potasyum, sodyum ve bakır içerir. Bu vitamin ve mineraller birleştiğinde metabolizmanın sağlıklı çalışmasını sağlar. Aloe Vera, amilaz ve lipaz gibi önemli enzimleri içerir. Bu enzimler, yağ ve şeker moleküllerini parçalayarak sindirime yardımcı olurlar. Aloe Vera'daki salisilik asit, iltihaplanma ile mücadeleye yardımcı olur. ALOE VERA NASIL KULLANILIR? Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır. Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz. ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR? Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır. Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir. ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI; Aloe Vera sindirim sistemini kuvvetlendirir. Mide rahatsızlıklarını en aza indirmektedir. Cilt derisi üzerinde kompres bazlı tedavi unsuru haline gelen bu bitki, yıpranmış hücreleri yenilerken, onarma ve nemlendirme amaçlı da kullanılabilmektedir. Aloe vera yağı veya aloe vera sabunu cilde uygulandığında özellikle kuru ciltlerde sık karşılaşılan dökülme ve kızarıklık sorunlarını iyileştirmeyi sağlar. Yanıklar, deri iltihaplanmaları ve güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluşan yanıklar aloe veranın bileşenleri sayesinde tedavi edilmektedir. Kolon kanseri riskini azaltır. Bağırsak hastalıkları tedavisinde kullanılır. Bağırsak mantarlarını giderir. Böbrekleri hastalıklardan koruma etkisine sahip olan aloe veranın vücuttaki enzimleri depolama özelliğine sahip olduğu bilinmektedir. Enfeksiyon oluşumunu engeller. Metabolizmayı hızlandırır. Kana oksijen aşılayan aloe vera bitkisinin iltihap problemlerinde de tedavi edici yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir. Aloe vera akne tedavisinde kullanılır. Güneş yanığına faydalıdır. Antioksidan özelliği sayesinde cilt yanıklarını hızlı şekilde tedavi eder. Cildin yaşlanmasını önler. Aloe vera bitkisi kanser tümörlerinin oluşmasını başlangıç aşamasında engelleyebilir. Kolesterol seviyesini dengede tutar. Kalp damar sağlığına faydalıdır. Kan akışının hızlanmasını sağlayarak damar tıkanıklığını önler. Aloe vera jeli ve sabunu ufak cilt alerjileni tedavi eder. Aloe vera depresyon ve ruhi bozukluklara neden olan sorunları ortadan kaldırabilir. Aloe vera bitkisi radyasyon etkilerini azaltabilir. Aloe veranın mikrop öldürücü özelliği vardır. Vücuda mineral ve vitamin depolar. Diyabete iyi geldiği gözlemlenmiştir. Böcek sokmalarına karşı aloe vera jeli faydalıdır. Aloe vera kremi sivilceleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir. Aloe vera bitkisi kaynatılarak içildiğinde astım hastalığının etkisini azaltır. Göz iltihaplarını aloe vera suyu ile hafifletir. Aloe vera jeli veya aloe vera kremi donmadan kaynaklanan doku hasarlarına faydalıdır. Elma ile alındığında aloe vera suyu müshil görevi görür.
17 Temmuz 2020, Cuma
ÇALIŞMA MOTİVASYONU..
Birçoğumuz biliyoruz ki öğrencilik hayatı gerçekten uzun ve zorlu bir süreçtir. Bu süreçte ders çalışmak gibi zor bir işi yıllarca ve düzenli olarak yapabilmek hiç kolay değildir. Bunun için yüksek bir motivasyon gerekir. Bu noktada eğer çocuğunuz içsel motivasyona sahip ise herhangi bir uyarana veya zorlamaya gerek kalmadan kendisi harekete geçecektir. Ancak içsel motivasyonu yüksek olan çocuklar da bile zaman zaman motivasyon eksikliği görebilmekteyiz. Yalnız bu durum çok uzun sürmez ve doğru bir yaklaşımla tekrar çalışma motivasyonunu yükseltebilirsiniz. Motivasyonu “Bir işi yapma isteği ve enerjisi” olarak tanımlayabiliriz. Motivasyon iç ve dış motivasyon olmak üzere ikiye ayrılır. İç motivasyonun kaynağı, kişinin içinden gelen merakı, ilgisi, öğrenme isteği, hedefleri veya o işi sevmesi; dış motivasyonun kaynağı ise para, not, övgü, takdir edilme, korku gibi dış faktörlerdir. Dışsal motivasyona sahip çocuklar ise genellikle kendiliğinden ders çalışmaya başlamamakta, başlasa bile kısa bir süre sonra “çalıştım” diye anne babasının yanına gelmekte ya da bir gün çalışıp 3-4 gün kitabın kapağını açmak istememektedir. Burada önemli olan çocuğunuzun hangi motivasyon kayağına sahip olduğunu bilmenizdir. Bu sayede çocuğunuza gerekli desteği daha iyi sağlayabilirsiniz.
13 Temmuz 2020, Pazartesi
PROTEİN, MİNERAL VE VİTAMİN DEPOSU OLAN BÖRÜLCE..
Börülce, baklagiller familyasından fasulyeye benzeyen bir tarım bitkisidir. Börülce (Vigna unguiculata) olgunlaşmamış taze baklaları, tohumları ve olgunlaşmış kuru tohumları sebze olarak değerlendirilen çok eski dönemlerden beri kültür bitkisi olarak kullanılan yiyeceklerden biridir. Bazı Afrika ülkelerinde ise genç yaprakları ve taze sürgün uçları sebze olarak değerlendiriliyor. Aynı ülkelerde kahve, çorba yapımında ve un sanayinde geniş ölçüde kullanılıyor. Börülce, Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgelerinde tanınmakta olup tarımı da bu bölgelerde yapılıyor. En çok börülce tarımı yapılan iller ise İzmir, Aydın, Manisa, Muğla ve Balıkesir. Bünyesinde bulunan bakteriler sayesinde, havadaki azotu tutan ve fakir topraklarda bile yetişebilen börülce kendinden sonra gelecek bitki için de iyi bir ön bitkidir. Ayrıca topraktaki fosforun alınabilir forma geçişini kolaylaştırıyor. Börülcenin diğer bir özelliği de hızlı büyüyen bir bitki olması sayesinde toprak yüzeyini kısa sürede kaplayarak erozyonu ve su kaybını önlerken aynı zamanda yabancı ot gelişimini de azaltmasıdır. Börülcenin yaprağı çoğu kez fasulyenin yaprağı ile karıştırılır. Şekil olarak fasulyeye çok benzeyen formları bulunan börülce, yaprağıyla fasulyeden ayrılır. Yaprağı fasulyeninki gibi tüylü olmadığından yaprak yüzü daha düzgün, parlak ve damarlar daha az belirgindir. Göbeği koyu renkli olduğu için karnıkara da denilmektedir. Protein bakımından en zengin sebzelerden biri olan taze börülce, lif, karbonhidrat, demir, fosfor, kalsiyum, sodyum, A vitamini, B1 ve B2 vitaminleri de içermektedir. Mevsimi kısa sürdüğü için Temmuz ve Ağustos aylarında sık sık tüketilmesi gereken börülceyi yaz mevsiminde zeytinyağlı ve salata olarak tüketebilirsiniz. Börülce nasıl kullanılır: Börülce, yemeği, salatası ve turşusu yapılarak tüketilmesinin yanı sıra haricen yanıklarda kullanılır. Börülcenin faydaları; Özellikle yorucu bir günün ya da tüm gün oturmak gereken bir günün ardından oluşan ayak şişkinliklerini azaltır. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerde oluşan yorgunluk ve tembelliği gidermeye yardımcıdır. Göğüs ve akciğer sağlığını korur. İdrar söktürücüdür. İdrar yolları iltihabını önler, var olanı da giderir. Vajinada enfeksiyondan kaynaklı kaşıntıları hafifletir. Cinsel isteği artırır. Mesanede oluşan ve ağrıya yol açan taşları düşürmeye yardım eder. Ağızda, dişlerde, diş etlerinde oluşan enfeksiyonu giderir. Bademcik iltihaplarını hafifletir. Kadınların muzdarip olduğu beyaz renkli vajinal akıntıyı giderir. Ağrı dindirici ya da hafifletici özelliktedir. Kan şekerini düşürür, diyabeti önler. Yüksek tansiyonu düşürerek, tansiyon değerini dengede tutmaya yardımcı olur. Kansızlığı önler. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Lif zengini olduğu için kabızlığı giderir. Kalp ve damar sağlığını korur. Çinko zengini olduğu için hamilelikte bebeğin gelişimine faydalıdır.
08 Temmuz 2020, Çarşamba
POZİTİF DİSİPLİN..
Disiplin ve sevgi, disiplin ve anlayış genellikle birbirine zıt kavramlar gibi algılansa da böyle olmak zorunda değildir. Disiplinde amaç çocuğunuz yanlış bir şey yaptığında onun üzerinde otorite kurmak, çocuğunuzu kontrol etmek değil, çocuğunuzun ruh sağlığının yerinde olması için ona gereken temeli sağlamaktır. Ancak bu yöntem sayesinde çocuğunuz olumlu davranışlar geliştirerek olumsuzları kademeli olarak ortadan kaldırabilecektir. Onlarda gözlemlediğiniz olumlu davranışları teşekkür ederek, gülümseyerek, ne kadar iyi bir iş yaptığını anlatarak ona zaman ayırmak olumlu davranışın tekrar edilmesini ve çocuğunuzun kendisini iyi hissetmesini sağlayacaktır. Ayrıca, olumsuz davranışlar ortaya çıktığında sabırlı olmak, çocuğunuzun bu davranışının ona bir şey kazandırmadığını anlamasına yardımcı olacaktır. Önemli olan çocuğunuzu anlamaya, kendinizi onun yerine koymaya çalışmak ve her ne olursa olsun aramızdaki duygusal bağı zedelememektir.
06 Temmuz 2020, Pazartesi
MUCİZENİN ADI DUT..
Dut ağacı, Nisan-Mayıs ayları arasında yeşilimsi renkli çiçekler açan 3-15 m boyunda, tek evcikli bir ağaçtır. Hızlı büyürler. Gövde silindir, dik ve kalın; kabuk çatlaklı ve gri-kahve renklidir. Tepe tacı 6-8 m olup, seyrek ve top görünümlüdür. Dut ağaçları, uzun zamandan beri yenen meyveleri veya ipek böcekçiliği için yetiştirilmektedir. Birkaç türü ve bazı bahçe formları park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilmektedir. Bunun yanında dut ağaçları şehir, ev ve bahçelerde gölgeleme, sınır ağacı, çit bitkisi ve süsleme çalışmaları için kullanıma oldukça uygundur. Dut odunu morin maddesinden dolayı sarı bir renk almaktadır. Kökleri etli, gevrek yapıda ve kırılgan olup 15-20 m derinliğe kadar gidebilir. Yaşlandıkça kuvvetli yan kökler geliştirir ve bu sebeple rüzgara dayanıklıdır. Yaprakları saplı, türlere göre kaba veya İnce yapılı, tabanı yuvarlak veya kalp şeklinde, üst yüzü koyu, alt yüzü ise daha açık yeşil renklidir. Kenarları dişlidir. Dutlar vücudumuz için önemli olan demir, riboflavin, C vitamini, K vitamini, potasyum, fosfor ve kalsiyum içerir. Ayrıca önemli miktarda diyet lifi, filokütin, zeaksantin, resveratrol, antosiyanin, lutein ve çeşitli polifenolik bileşikler dahil olmak zengin organik bileşikler bulunur. Kullanım alanları; çay, pekmez, pestil, reçel, sirke, kurutma ve hoşaf olarak, yaprağından dolmalık ve çay olarak kullanılır. Kaliteli saz yapımında dut ağacı kullanılır. Dutun faydaları; Kan şekeri seviyelerini kontrol altına alır. Kilo vermenize destek olur. Metabolizmayı hızlandırır. Görme duyusunu geliştirir. Anemi tedavisine iyi gelir. Kalp dostudur. Bağışıklık sistemini korur. Kemik gelişimini destekler. Vitaminler açısından zengindir. Enfeksiyonlarla savaşır. Yaşlanma karşıtıdır. Kan basıncını düzenliyor. Kansere karşı koruyor. Sindirime yardımcı oluyor. Kemik dokusu oluşturur. Cildin gençleşmesini ve nemlenmesini sağlarlar. Dutların böbrekleri güçlendirdiği ve karaciğeri temizlediği belirtilmektedir. Dut suyu ameliyat sonrası hastalar için son derece faydalıdır. İyileşmeyi hızlandırır, kan dolaşımını iyileştirir ve enfeksiyonun başlamasını önler. Genellikle doğumdan sonra iyileşmeyi hızlandırmak için ve ameliyattan sonra inflamatuar bir çözelti olarak kullanılır. Vücuda kuvvet verir. Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcıdır. Dut kişinin kilo almasını sağlar ve iştah açar. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. Barındırdığı vitamin ve minerallerin yanında mikrop öldürücü özelliğine sahiptir. Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır. Dutun yapraklarında kendine özgü doğal antibiyotik ve antiseptik özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Dut, kan dolaşımının düzenlenmesine, bağışıklık sisteminin güçlenmesine, kalp hastalıklarının ve inflamasyonun (iltihaplanma) önlenmesine yardımcıdır.
01 Temmuz 2020, Çarşamba
ÇALIŞMA SÜRECİNDE ETKİLİ ZAMAN..
İlk olarak zamanı doğru kullanabilmek için önceliklerimizi belirlemeliyiz. Hayatta bir amacımız yoksa,bizim için neyin daha öncelikli olduğunu kestiremeyiz.Bu yüzden öncelikle kendimize bir amaç edinmeliyiz. Eğer amacımız, derslerimizde başarılı olmak yada istediğimiz üniversiteye yerleşmekse önceliklerimizi de bu doğrultuda belirlemeliyiz. Bir yıl sonra amaçladığın okulda bulunmak istiyorsan öncelik sıranda ders çalışmak ve sınavlara hazırlanmak başı çekmelidir. Ancak yine de zamanı doğru kullanmayı öğrenemezsen istediğin kadar ders çalış, başarılı olamazsın. Pek çok kişi zamanın yetersizliğinden ve bu yüzden başarılı olamadığından söz edip durur. Oysa zamanı doğru kullanmayı bilseler bu sorunları da ortadan kalkar.Zamanın senin dışında akması, onu kontrol edebilmenin önünde engel değil. Kendinde ve hayatında yapacağın birkaç küçük değişiklik, zamanı yönetebilmende ve onu doğru kullanmada yeterli olacaktır. “Bir milisaniyenin değerini ise, olimpiyatlarda gümüş madalya kazanmış bir sporcuya sor."